Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri

  1. #1
    CrysiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır Far-Cry & Crysis
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    3.483

    Standart Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri

    Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri - Tarihi ve Turistik Yerleri

    67.000 km2'lik yüzölçümü ile ülke topraklarının %8.5'ini oluşturan Marmara Bölgesi, adını boğazlar aracılıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden almaktadır. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturan bölge, doğuda İç Anadolu ve Karadeniz; güneyde Ege Bölgesi; kuzeybatıda ise Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara bölgesi alanındadır. Bölgenin nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 17.365.027'ye yükselmiştir. Bu nüfusun 13.730.962'si şehirlerde, 3.634.065'i köylerde yaşamaktadır. ‰26.69 ile en yüksek nüfus artışının yaşandığı bölgedir. Bu da bölgenin sürekli göç almasından kaynaklanmaktadır.

    Türkiye'nin sanayi merkezi olan Marmara Bölgesi'nde halk geçimini sanayi, ticaret ve turizmden sağlar. İstanbul-Bursa-İzmit ekseni, bölgedeki en gelişmiş sanayi alanıdır.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/26.jpg

    Uluslararası Alışveriş Konseyi (ICSC) tarafından “Avrupa’nın ve




    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/27.jpg
    Kapalıçarşı – İSTANBUL



    Bölgede üretilen sanayi malları arasında işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kâğıt, petrokimya ürünleri, otomobil ve yedek parça, metal ve elektrikli eşya ile vagon ve gemi başta gelir.

    Ulaşım yolları üzerindeki elverişli konumu Marmara Bölgesi'ne diğer bölgelerden farklı bir özellik kazandırır. Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan en kısa karayolları buradan geçer. Bu yollar Karadeniz ülkelerini Akdeniz'e bağlayan denizyolu ile burada kesişir. Bu konumu, bölgenin her alanda gelişmesine, kalabalıklaşmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Birçok büyük uygarlığın doğduğu ve gelişip kök saldığı bölge, iki kıta arasında geçiş yapan kavimlerin göç yollarını oluşturmuştur. Çeşitli eğitim kurumları, basın ve yayın kuruluşları, sinema sanayii ve tiyatroları, yoğun kültür etkinlikleri ile dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Dünyanın en güzel manzaralarına, önemli mimarlık ve sanat eserlerine sahip olan bölgede turizm de çok gelişmiştir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...art/bas.gifBir Dünya Kenti: İstanbul. Camiler, kiliseler, sinagoglar, saraylar, surlar, müzeler, parklar, yalılar... Hayranlık uyandıran güzelliğiyle Boğaz... Bir eşi olmayan, şekli boynuzu andıran dünyanın en güzel doğal limanlarından Haliç (Altın Boynuz)... Koylar, korular, yemyeşil yamaçlar ve dünyanın binbir güzelliği... Birer gerdanlığı andıran Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri...

    İki ayrı kıtanın sınırında, doğu ve batının kültür, sanat ve din konularındaki birleşimini tolerans ortamında gerçekleştiren sentez bir kent... Asya ve Avrupa'nın buluşma noktası...

    Ünlü Fransız yazar Lamartine, bu eşsiz kent için "Orada Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeye değer" demiştir.

    İstanbul, nüfus ve kapladığı alan, ekonomi, ticaret, sermaye ve kültür bakımlarından da Türkiye'nin en büyük ve en etkili kentidir. Ülke imalat sanayisinin değer bakımından üçte bir kadarını, devlete ödenen gelir vergisinin yarıya yakınını bu kent ve çevresi sağlar. En büyük ithalat limanı, ülke denizyollarının başlangıcı, dünyanın öteki ülkeleriyle havayolu bağlantısını sağlayan en büyük merkezdir. Sermayenin, bankaların, güçlü holdinglerin, şirketlerin, eğitim ve sağlık tesislerinin çoğu bu kentte toplanmıştır.


    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/28.jpg

    Rumeli Hisarı – İSTANBUL



    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/29.jpg
    Topkapı Sarayı – İSTANBUL


    Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının başkenti olan ve "İmparatorluklar Başkenti" olarak bilinen İstanbul, M.Ö. 658 yıllarında Megaralılar tarafından kurulmuş ve kumandanları Byzas'ın adı nedeniyle "Byzantium" adını almıştır.

    Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu açık hava müzesi gibidir. Sayıları 500'ün üzerinde olan camiler kentin tepelerini süsler. Sultan I. Ahmet tarafından 17. yüzyılda yaptırılan Sultanahmet Camii, altı minaresiyle İstanbul'un görkemli bir simgesidir. İstanbul'un diğer en güzel ve en görkemli eserlerinden olan Süleymaniye Camii ise 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Mimari güzelliğin doruk noktasına ulaştığı bu görkemli cami bir taç gibi Haliç tepelerine oturtulmuştur. 16. yüzyıldan kalma Mihrimah Sultan Camii, 161 vitraylı penceresiyle İstanbul'un en aydınlık camisidir.

    Osmanlı sultanlarının 400 yıl süresince siyasi merkezi olan Topkapı Sarayı; İstanbul Boğazı, Marmara ve Haliç'e hakim bir tepe üzerinde bulunur. Bugün müze olarak ziyaret edilebilen sarayda dünyaca ünlü Çin porselenleri, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtlar, sultan kostümleri, mücevherler, el yazması kitaplar ve kutsal emanetler farklı dinlere ve kültürlere mensup dünyadaki tüm insanların ilgisini çekmektedir.

    İstanbul'un bir diğer görkemli sarayı ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, 56 sütunla çevrili ve 4.5 ton ağırlığındaki avize ile aydınlatılan Dolmabahçe Sarayı'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmiştir.

    İmparator Konstantin tarafından 4. yüzyılda bazilika olarak inşa ettirilen Ayasofya Müzesi, Bizans devrinin kentteki en görkemli eseridir. Daha sonra bir yangınla tahrip olmuşsa da 6. yüzyılda İmparator Jüstinyen tarafından yeniden yaptırılmıştır. Yüksekliği 55, genişliği 31 m. olan kubbesi ile Roma - St. Peter, Londra - St. Paul ve Milano - Duomo katedrallerinin kubbelerinden sonra dördüncü sırada yer alır ve bunların en eski olanıdır. Kariye Müzesi ise özellikle mozaik ve freskleri ile Bizans sanatının güzelliklerini gözler önüne serer. 14. yüzyılda yapılan bu freskler Avrupa Rönesansı'nı etkileyerek ona yön vermiştir. 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılan ve içinde 336 sütun bulunan Yerebatan Sarayı da görülmeye değerdir. İstanbul'da bunların dışında daha çok sayıda müze ve anıt bulunmaktadır. Bunlar arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Atatürk Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Mozaik Müzesi, Sanayi Müzesi, Deniz Müzesi ve Yahudi Müzesi; Kız Kulesi, Galata Kulesi; Rumeli ve Anadolu Hisarları ve İstanbul Surları sayılabilir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/30.jpg

    Yerebatan Sarayı
    (Medusa) İSTANBUL


    15. yüzyılda yapılmış olan Kapalıçarşı, turistlerin İstanbul'daki başlıca uğrak yerlerinden biridir ve burada her türlü hediyelik eşyanın yanı sıra geleneksel Türk el sanatlarının değişik örneklerinin de satışa sunulduğu 4.000'e yakın dükkân yer almaktadır. Çarşıda mücevherler, antikalar, halılar, gümüş ve bakır hatıra eşyalar, deri ve süet giysiler, tahta ve sedef oymalar satılmaktadır.

    Ayrıca 17. yüzyılda Hatice Sultan tarafından yaptırılan Mısır Çarşısı'nda her türlü baharat çeşidini bulmak mümkündür.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/31.jpg
    Fatih Sultan Mehmet Köprüsü – İSTANBUL


    İstanbul aynı zamanda modern bir alışveriş merkezidir. Carousel, Ataköy Galleria, Akmerkez, Capitol, CarrefourSA, Profilo, Kule ve Kule Çarşı gibi kapalı alışveriş merkezlerinin yanı sıra İstiklal, Rumeli ve Bağdat caddeleri kentin en seçkin alışveriş yerleridir.

    Çeşitli sinema ve müzik festivalleri; tiyatro, opera, bale ve konser etkinlikleri; uluslararası sempozyum, konferans ve yarışmalar ile İstanbul dünyanın sayılı kültür merkezlerinden biridir. Her yıl Haziran-Temmuz aylarında düzenlenen "Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali" dünyanın dört bir yanından gelen ünlü sanatçıları ağırlamaktadır.

    İstanbul, önemli uluslararası spor etkinliklerine de sık sık ev sahipliği yapmaktadır. Boğaz ve Adalar, yelken sporları için ideal yerlerdendir. Yat turizminin de geliştiği kent, uluslararası bir yatçılık merkezidir. Ataköy, Kalamış ve Fenerbahçe marinaları yatçılara geceleme dahil daha birçok olanak sunmaktadır.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/32.jpg

    Selimiye Camii – EDİRNE

    Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göçmenlerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstanbul'un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer'de ise golf oynamaya elverişli geniş sahalar bulunmaktadır.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ocaeli-Sakarya ve Anibal'in Mezarı. Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul'a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur. Kent yakınlarındaki Hereke, halı dokumacılığı ile ünlüdür. Marmara Denizi'nin kuzey kıyılarındaki Gebze'nin ise zengin bir tarihi vardır ve ünlü Kartacalı kumandan Anibal'in mezarı buradadır.

    Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sakarya ili de bir endüstri merkezidir. Sakarya nehri tarafından beslenen zengin alüvyonlarla kaplı alanlarda bol vitaminli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Topraklarının verimliliği nedeniyle eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus'un dillere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...art/bas.gifGöz Alabildiğine Ayçiçeği Tarlaları ve Üzüm Bağları. Türkiye'nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya'nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avrupa'dan gelip Türkiye'nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii ile karşılaşır. 18. yüzyılda Avrupa'nın yedi büyük kentinden biri olan ve yaklaşık yüz yıl Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapan Edirne; camiler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve diğer özgün Osmanlı mimari eserleri ile bir açık hava müzesi görünümündedir. Geleneksel ünlü Kırkpınar güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır.

    Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya'nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Batısındaki Şarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmaları yanında önemli şarapçılık merkezleridir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/33.jpg

    Athena Tapınağı, Behramkale – ÇANAKKALE





    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/34.jpg

    Truva Atı – ÇANAKKALE

    Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye'nin Avrupa topraklarındaki en geniş ilidir. Geniş ormanlara sahiptir ve meyvecilik kentte önemli bir geçim kaynağıdır. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır. Kent alınırken şehit düşen kırk akıncının anısına yaptırılan 18 sütunlu "Kırklar Şehitliği", kentin simgesidir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/35.jpg

    Faytonları ile ünlü BALIKESİR

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...t/bas.gifGüney Marmara. Marmara Denizi'nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer alır. Çanakkale, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Boğazı'nın en dar yerinde, doğu sahilinde kurulmuştur. 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar. Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale cephesinde şehit düşen 500.000 askerin anısına Milli Park'ın güney ucunda 42 m. yüksekliğinde "Çanakkale Şehitleri Anıtı" yaptırılmıştır. Çevrede İngiliz ve Fransızlar'a ait anıtlar da bulunur. Anzak askerlerinin çıkarma yaptığı Arıburnu sahillerindeki Anzak koyunda, üzerinde Atatürk'ün Çanakkale savaşları ile ilgili hitabesinin de yazılı olduğu Anzak Anıtı, evrensel hümanizmin ölümsüz belgelerinden biridir.

    Çanakkale'nin kuzeybatısında, kuzeyden güneye doğru tarihi kentler uzanır. Anadolulu Homer'in İlyada Destanı'nda adları geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve Güzel Helena'nın yaşadığı tahta atıyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale'nin 30 km. güneybatısındadır. Truva'nın daha güneyinde sırasıyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alır. Behramkale, yani tarihi ismiyle Assos, entelektüellerin tatil merkezi olarak da bilinir. Denizden 248 m. yükseklikteki Assos akropolünde yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyılda yapılmıştır.


    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/36.jpg

    Uludağ – BURSA

    Marmara Bölgesi'nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir'in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma'nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve Belkıs (Kyzikos) tarihi eserleriyle tanınır. Erdek'ten deniz ulaşımı olan Marmara, Avşa ve Paşalimanı adaları doğal güzellikleri, plajları ve leziz şarapları ile önemli cazibe merkezleridir. Bandırma'nın güneyindeki Manyas Gölü'nde, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır.

    Balıkesir ilinin Ege kıyıları Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle bu sahillere "Zeytin Rivierası" da denilmektedir. Mitolojiye göre dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit'in kuzeyindeki Kaz Dağı'nda yapılmıştır. Truva kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır. Estetik değerleri korumak ve yaşatmak isteyen Fransızlar, dünya tarihi ve mitolojisini araştırarak, başkentlerinin adı için Kaz Dağı'nda yaşamış olan Anadolulu Paris'i seçmişlerdir.

    Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. İrili ufaklı 22 adanın bulunduğu Ayvalık'ta doğa, sahilleri adeta ince bir dantel gibi işlemiştir. "Şeytan Sofrası" denilen yerden bu güzellikler panoramik olarak izlenebilir. Çamlık ve Alibey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönüye sahip restoranları ile tanınır.

    Sakarya nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açısından önemli bir merkezdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri burada atılmıştır. Kentin 30 km. doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boylarından Kayılar'ın yerleşim yeridir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...gifYeşillikler İçindeki "Tanrısal Kent". Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ'ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye'nin beşinci büyük kenti Bursa'yı "tanrısal bir kent" olarak nitelemiştir. Karacaoğlan'a göre ise Bursa; gülü, menekşesi, güzelleri ve güzelliklerinin kokusu ile "murat kapısı" dır.

    UNESCO tarafından Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleştirilmiştir. Kentteki Koza Meydanı, bu bütünlüğün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meydanın çevresinde yer alan camiler, Koza Han, restore edilmiş eski evler, tarihi çınarlar ile etrafındaki kafeler, kapalı çarşılar ve havuzlar hayranlık uyandırır. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii gelişmiştir.

    Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur. Bursa'nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Gölün çevresi ormanlar ve üzüm bağları ile kaplıdır. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa'nın termal merkezidir.

  2. #2
    Poster isimli Üye şimdilik offline konumundadır Usta Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesajlar
    1.462

    Standart Türkiyenin Bölgeleri > Marmara Bölgesi > Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri

    Türkiyenin Bölgeleri > Marmara Bölgesi > Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri

  3. #3
    Çok Asi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri - Tarihi ve Turistik Yerleri

    67.000 km2'lik yüzölçümü ile ülke topraklarının %8.5'ini oluşturan Marmara Bölgesi, adını boğazlar aracılıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden almaktadır. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturan bölge, doğuda İç Anadolu ve Karadeniz; güneyde Ege Bölgesi; kuzeybatıda ise Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara bölgesi alanındadır. Bölgenin nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 17.365.027'ye yükselmiştir. Bu nüfusun 13.730.962'si şehirlerde, 3.634.065'i köylerde yaşamaktadır. ‰26.69 ile en yüksek nüfus artışının yaşandığı bölgedir. Bu da bölgenin sürekli göç almasından kaynaklanmaktadır.

    Türkiye'nin sanayi merkezi olan Marmara Bölgesi'nde halk geçimini sanayi, ticaret ve turizmden sağlar. İstanbul-Bursa-İzmit ekseni, bölgedeki en gelişmiş sanayi alanıdır.






    Kapalıçarşı – İSTANBUL



    Bölgede üretilen sanayi malları arasında işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kâğıt, petrokimya ürünleri, otomobil ve yedek parça, metal ve elektrikli eşya ile vagon ve gemi başta gelir.

    Ulaşım yolları üzerindeki elverişli konumu Marmara Bölgesi'ne diğer bölgelerden farklı bir özellik kazandırır. Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan en kısa karayolları buradan geçer. Bu yollar Karadeniz ülkelerini Akdeniz'e bağlayan denizyolu ile burada kesişir. Bu konumu, bölgenin her alanda gelişmesine, kalabalıklaşmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Birçok büyük uygarlığın doğduğu ve gelişip kök saldığı bölge, iki kıta arasında geçiş yapan kavimlerin göç yollarını oluşturmuştur. Çeşitli eğitim kurumları, basın ve yayın kuruluşları, sinema sanayii ve tiyatroları, yoğun kültür etkinlikleri ile dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Dünyanın en güzel manzaralarına, önemli mimarlık ve sanat eserlerine sahip olan bölgede turizm de çok gelişmiştir.


    Dünya Kenti: İstanbul;



    Camiler, kiliseler, sinagoglar, saraylar, surlar, müzeler, parklar, yalılar... Hayranlık uyandıran güzelliğiyle Boğaz... Bir eşi olmayan, şekli boynuzu andıran dünyanın en güzel doğal limanlarından Haliç (Altın Boynuz)... Koylar, korular, yemyeşil yamaçlar ve dünyanın binbir güzelliği... Birer gerdanlığı andıran Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri...

    İki ayrı kıtanın sınırında, doğu ve batının kültür, sanat ve din konularındaki birleşimini tolerans ortamında gerçekleştiren sentez bir kent... Asya ve Avrupa'nın buluşma noktası...

    Ünlü Fransız yazar Lamartine, bu eşsiz kent için "Orada Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeye değer" demiştir.

    İstanbul, nüfus ve kapladığı alan, ekonomi, ticaret, sermaye ve kültür bakımlarından da Türkiye'nin en büyük ve en etkili kentidir. Ülke imalat sanayisinin değer bakımından üçte bir kadarını, devlete ödenen gelir vergisinin yarıya yakınını bu kent ve çevresi sağlar. En büyük ithalat limanı, ülke denizyollarının başlangıcı, dünyanın öteki ülkeleriyle havayolu bağlantısını sağlayan en büyük merkezdir. Sermayenin, bankaların, güçlü holdinglerin, şirketlerin, eğitim ve sağlık tesislerinin çoğu bu kentte toplanmıştır.








    Topkapı Sarayı – İSTANBUL



    Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının başkenti olan ve "İmparatorluklar Başkenti" olarak bilinen İstanbul, M.Ö. 658 yıllarında Megaralılar tarafından kurulmuş ve kumandanları Byzas'ın adı nedeniyle "Byzantium" adını almıştır.

    Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu açık hava müzesi gibidir. Sayıları 500'ün üzerinde olan camiler kentin tepelerini süsler. Sultan I. Ahmet tarafından 17. yüzyılda yaptırılan Sultanahmet Camii, altı minaresiyle İstanbul'un görkemli bir simgesidir. İstanbul'un diğer en güzel ve en görkemli eserlerinden olan Süleymaniye Camii ise 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Mimari güzelliğin doruk noktasına ulaştığı bu görkemli cami bir taç gibi Haliç tepelerine oturtulmuştur. 16. yüzyıldan kalma Mihrimah Sultan Camii, 161 vitraylı penceresiyle İstanbul'un en aydınlık camisidir.

    Osmanlı sultanlarının 400 yıl süresince siyasi merkezi olan Topkapı Sarayı; İstanbul Boğazı, Marmara ve Haliç'e hakim bir tepe üzerinde bulunur. Bugün müze olarak ziyaret edilebilen sarayda dünyaca ünlü Çin porselenleri, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtlar, sultan kostümleri, mücevherler, el yazması kitaplar ve kutsal emanetler farklı dinlere ve kültürlere mensup dünyadaki tüm insanların ilgisini çekmektedir.

    İstanbul'un bir diğer görkemli sarayı ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, 56 sütunla çevrili ve 4.5 ton ağırlığındaki avize ile aydınlatılan Dolmabahçe Sarayı'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmiştir.

    İmparator Konstantin tarafından 4. yüzyılda bazilika olarak inşa ettirilen Ayasofya Müzesi, Bizans devrinin kentteki en görkemli eseridir. Daha sonra bir yangınla tahrip olmuşsa da 6. yüzyılda İmparator Jüstinyen tarafından yeniden yaptırılmıştır. Yüksekliği 55, genişliği 31 m. olan kubbesi ile Roma - St. Peter, Londra - St. Paul ve Milano - Duomo katedrallerinin kubbelerinden sonra dördüncü sırada yer alır ve bunların en eski olanıdır. Kariye Müzesi ise özellikle mozaik ve freskleri ile Bizans sanatının güzelliklerini gözler önüne serer. 14. yüzyılda yapılan bu freskler Avrupa Rönesansı'nı etkileyerek ona yön vermiştir. 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılan ve içinde 336 sütun bulunan Yerebatan Sarayı da görülmeye değerdir. İstanbul'da bunların dışında daha çok sayıda müze ve anıt bulunmaktadır. Bunlar arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Atatürk Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Mozaik Müzesi, Sanayi Müzesi, Deniz Müzesi ve Yahudi Müzesi; Kız Kulesi, Galata Kulesi; Rumeli ve Anadolu Hisarları ve İstanbul Surları sayılabilir.

    http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ...ages_02/30.jpg

    Yerebatan Sarayı
    (Medusa) İSTANBUL



    15. yüzyılda yapılmış olan Kapalıçarşı, turistlerin İstanbul'daki başlıca uğrak yerlerinden biridir ve burada her türlü hediyelik eşyanın yanı sıra geleneksel Türk el sanatlarının değişik örneklerinin de satışa sunulduğu 4.000'e yakın dükkân yer almaktadır. Çarşıda mücevherler, antikalar, halılar, gümüş ve bakır hatıra eşyalar, deri ve süet giysiler, tahta ve sedef oymalar satılmaktadır.

    Ayrıca 17. yüzyılda Hatice Sultan tarafından yaptırılan Mısır Çarşısı'nda her türlü baharat çeşidini bulmak mümkündür.



    Fatih Sultan Mehmet Köprüsü – İSTANBUL




    İstanbul aynı zamanda modern bir alışveriş merkezidir. Carousel, Ataköy Galleria, Akmerkez, Capitol, CarrefourSA, Profilo, Kule ve Kule Çarşı gibi kapalı alışveriş merkezlerinin yanı sıra İstiklal, Rumeli ve Bağdat caddeleri kentin en seçkin alışveriş yerleridir.

    Çeşitli sinema ve müzik festivalleri; tiyatro, opera, bale ve konser etkinlikleri; uluslararası sempozyum, konferans ve yarışmalar ile İstanbul dünyanın sayılı kültür merkezlerinden biridir. Her yıl Haziran-Temmuz aylarında düzenlenen "Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali" dünyanın dört bir yanından gelen ünlü sanatçıları ağırlamaktadır.

    İstanbul, önemli uluslararası spor etkinliklerine de sık sık ev sahipliği yapmaktadır. Boğaz ve Adalar, yelken sporları için ideal yerlerdendir. Yat turizminin de geliştiği kent, uluslararası bir yatçılık merkezidir. Ataköy, Kalamış ve Fenerbahçe marinaları yatçılara geceleme dahil daha birçok olanak sunmaktadır.


    Selimiye Camii – EDİRNE



    Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göçmenlerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstanbul'un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer'de ise golf oynamaya elverişli geniş sahalar bulunmaktadır.


    Anibal Mezarı



    Kocaeli- Sakarya ve Anibal'in Mezarı. Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul'a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur. Kent yakınlarındaki Hereke, halı dokumacılığı ile ünlüdür. Marmara Denizi'nin kuzey kıyılarındaki Gebze'nin ise zengin bir tarihi vardır ve ünlü Kartacalı kumandan Anibal'in mezarı buradadır.

    Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sakarya ili de bir endüstri merkezidir. Sakarya nehri tarafından beslenen zengin alüvyonlarla kaplı alanlarda bol vitaminli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Topraklarının verimliliği nedeniyle eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus'un dillere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma'ya gelin gitmiştir.



    Göz Alabildiğine Ayçiçeği Tarlaları ve Üzüm Bağları. Türkiye'nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya'nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avrupa'dan gelip Türkiye'nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii ile karşılaşır. 18. yüzyılda Avrupa'nın yedi büyük kentinden biri olan ve yaklaşık yüz yıl Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapan Edirne; camiler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve diğer özgün Osmanlı mimari eserleri ile bir açık hava müzesi görünümündedir. Geleneksel ünlü Kırkpınar güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır.

    Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya'nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Batısındaki Şarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmaları yanında önemli şarapçılık merkezleridir.



    Athena Tapınağı, Behramkale (Asos) – ÇANAKKALE






    Truva Atı – ÇANAKKALE



    Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye'nin Avrupa topraklarındaki en geniş ilidir. Geniş ormanlara sahiptir ve meyvecilik kentte önemli bir geçim kaynağıdır. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır. Kent alınırken şehit düşen kırk akıncının anısına yaptırılan 18 sütunlu "Kırklar Şehitliği", kentin simgesidir.



    Faytonları ile ünlü BALIKESİR



    Güney Marmara. Marmara Denizi'nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer alır. Çanakkale, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Boğazı'nın en dar yerinde, doğu sahilinde kurulmuştur. 15. yüzyıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar. Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale cephesinde şehit düşen 500.000 askerin anısına Milli Park'ın güney ucunda 42 m. yüksekliğinde "Çanakkale Şehitleri Anıtı" yaptırılmıştır. Çevrede İngiliz ve Fransızlar'a ait anıtlar da bulunur. Anzak askerlerinin çıkarma yaptığı Arıburnu sahillerindeki Anzak koyunda, üzerinde Atatürk'ün Çanakkale savaşları ile ilgili hitabesinin de yazılı olduğu Anzak Anıtı, evrensel hümanizmin ölümsüz belgelerinden biridir.

    Çanakkale'nin kuzeybatısında, kuzeyden güneye doğru tarihi kentler uzanır. Anadolulu Homer'in İlyada Destanı'nda adları geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve Güzel Helena'nın yaşadığı tahta atıyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale'nin 30 km. güneybatısındadır. Truva'nın daha güneyinde sırasıyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alır. Behramkale, yani tarihi ismiyle Assos, entelektüellerin tatil merkezi olarak da bilinir. Denizden 248 m. yükseklikteki Assos akropolünde yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyılda yapılmıştır.


    Uludağ – BURSA



    Marmara Bölgesi'nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir'in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara'nın İstanbul'dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma'nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve Belkıs (Kyzikos) tarihi eserleriyle tanınır. Erdek'ten deniz ulaşımı olan Marmara, Avşa ve Paşalimanı adaları doğal güzellikleri, plajları ve leziz şarapları ile önemli cazibe merkezleridir. Bandırma'nın güneyindeki Manyas Gölü'nde, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır.

    Balıkesir ilinin Ege kıyıları Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle bu sahillere "Zeytin Rivierası" da denilmektedir. Mitolojiye göre dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit'in kuzeyindeki Kaz Dağı'nda yapılmıştır. Truva kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır. Estetik değerleri korumak ve yaşatmak isteyen Fransızlar, dünya tarihi ve mitolojisini araştırarak, başkentlerinin adı için Kaz Dağı'nda yaşamış olan Anadolulu Paris'i seçmişlerdir.

    Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. İrili ufaklı 22 adanın bulunduğu Ayvalık'ta doğa, sahilleri adeta ince bir dantel gibi işlemiştir. "Şeytan Sofrası" denilen yerden bu güzellikler panoramik olarak izlenebilir. Çamlık ve Alibey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönüye sahip restoranları ile tanınır.

    Sakarya nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açısından önemli bir merkezdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri burada atılmıştır. Kentin 30 km. doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boylarından Kayılar'ın yerleşim yeridir.

    Yeşillikler İçindeki "Tanrısal Kent". Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ'ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye'nin beşinci büyük kenti Bursa'yı "tanrısal bir kent" olarak nitelemiştir. Karacaoğlan'a göre ise Bursa; gülü, menekşesi, güzelleri ve güzelliklerinin kokusu ile "murat kapısı" dır.

    UNESCO tarafından Avrupa'nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleştirilmiştir. Kentteki Koza Meydanı, bu bütünlüğün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meydanın çevresinde yer alan camiler, Koza Han, restore edilmiş eski evler, tarihi çınarlar ile etrafındaki kafeler, kapalı çarşılar ve havuzlar hayranlık uyandırır. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii gelişmiştir.

    Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur. Bursa'nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Gölün çevresi ormanlar ve üzüm bağları ile kaplıdır. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa'nın termal merkezidir.[/quote]

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-11-2008, 09:28 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.